Hepimiz Özgecan’ız

            Sosyal medya ve basın günlerdir aynı haberi paylaşıyor, bir kızımızın yaşadığı vahşet üzerinden çeşitli yorumlar yapılıyor.

            Bu haber üzerine toplum yine ikiye ayrıldı. Abarttığımızı düşünenler, tepki verelim susmayalım diyenler…

            Bir kadın olarak, kızım doğduğu günden beri kadınların önündeki engelleri kaldırmak için mücadele ediyorum. Kızım doğana kadar sistemin içinde nasıl bir baskı altında olduğumuzun farkına varamamışım, her şeyi doğal karşılamış erkek egemen dünyanın baskılarına boyun eğmişim. Kızım doğunca onu nasıl bir dünyada büyüteceğimi gördüğümde bende panik başladı. Yıllardır karınca misali hiç vazgeçmeden kitaplarımda, köşe yazılarımda, sivil toplum kuruluşlarında, siyasette kadın ve çocukların sorunlarına değindim, son nefesime kadar da devam edeceğim.

            Bunca yıl fark ettim ki, erkekler “kadın erkek eşittir,” sözünü duyduklarında çıldırıyorlar. Egoları o kadar yüksek ki eşit değil üstün olmak onlar için önemli, ha ben şimdi bunu yazdım diye feminist etiketi yapışmasın üstüme. Bir oğlum da var ve erkekler bu kadar zor durumda olsaydı bu kez erkeklerin hakları için mücadele ederdim.

            Artık kabul edelim bu coğrafyada kadınlar çok zor durumdalar…

            Ve ben “kadın erkek eşittir,” cümlesini değiştirmek istiyorum.

            KADIN VE ERKEKLER, FİZİKSEL RUHSAL DUYGUSAL AÇIDAN EŞİT DEĞİLDİR AMA YASALAR KARŞISINDA ADALET ÇALIŞMA VE DİĞER HAKLAR AÇISINDAN EŞİTTİR.

            Kadın erkek eşit değildir, kadınlar salya sümük her ortamda ağlar, erkekler ağlayamaz, gizli ağlar.

            Kadın erkek eşit değildir, kadınlar duygusaldır yolda bir kuzu görse çığlık atıp tüm sevgi sözcükleriyle kuzuyu sever, erkek hayalinde o kuzudan nasıl bir kuzu çevirme yapacağını canlandırır.

Kadın erkek eşit değildir, kadın acıya göğüs gererek çocuklar doğurur, erkek grip olsa evde üç gün komada yatar.

Kadın erkek eşit değildir, kadın arabasının lastiği patlarsa ne yapacağını şaşırır, erkek lastiği değiştirir.

Kadın erkek eşit değildir, kadın her olaya duygularını katar ve duygusal bakar, erkek şartlar ne yapmasını gerektiriyorsa sadece onu yapar.

Kadın erkeklerle fiziksel duygusal ruhsal açıdan eşit değil diye daha mı az yemek yemelidir?

Kadın erkeklerle fiziksel duygusal ruhsal açıdan eşit değil diye okula gitmeyip evde mi oturmalıdır?

Kadın erkeklerle fiziksel duygusal ruhsal açıdan eşit değil diye daha mı az para kazanmalıdır?

Kadın erkeklerle fiziksel duygusal ruhsal açıdan eşit değil diye sokağa çıkıp gezmemeli midir?

Kadın erkeklerle fiziksel duygusal ruhsal açıdan eşit değil iye çarşı pazar iş yerleri sadece erkeklere mi bırakılmalıdır?

Kadın erkeklerle fiziksel duygusal ruhsal açıdan eşit değil diye çok basit bahanelerle dövülmeli öldürülmeli midir?

Olaya başka bir açıdan bakalım, kedi kuş balık hayvandır. Kedi denizde yüzemiyor, havada uçamıyor diye balık karada yürüyemiyor diye yaşama hakları ellerinden mi alınmaz.

Fiziksel ayrılıklar yaşama ve diğer sosyal hakları değiştirmez. Adalet, çalışma temsil etme hakları eşittir.

Her canlı aynı haklara sahiptir. Aynı adalet, aynı çalışma şartları ve aynı temsil haklarına sahip olmalıdır.

Özgecan gibi nice kadınlar vahşete kurban gitti ve bu son değil, vahşetler, şiddetler, tecavüzler devam edecek.

Bir erkek, egosu ve şehveti için masum bir kadını feda edemez. Bu mantık durdurulmalıdır.

Bazı kadınlar, kadınların haklı tepkilerine kızacaklarına yarın başlarına gelmesin diye destek vermeleri gerekir.

Kadın kadının önünde engel değil, hakların eşitliği için mücadele etmeli destek olmalıdır.

İki yıl önce toplum bir ağaç yüzünden ayağa kalktı. Herkes konuyu ağaç sandı ama asıl konu o güne dek birikmiş öfkeydi.

Özgecan tepkisi de böyle, herkes niye Özgecan olayını bu kadar büyüttünüz diyor ama Özgecan kadın katliamlarına sessiz kalışların haykırışı oldu.

Tepki Özgecan için değil, daha önce ki binlerce şiddet sonucu öldürülen isimsiz kadınlar için ve bundan sonra da şiddet ve tecavüze maruz kalması muhtemel kadınlar için…

Artık erkeklerin sessiz ve seyirci kalmaları için çok geç, ya kendi istekleriyle bu kadın katliamlarına dur derler ya da bir gün kadınlar, BEDENİME DOKUNAMAZSIN, ERKEKLERLE YASALAR KARŞISINDA AYNI HAKLARA SAHİBİZ diye haykırır ve düzeni değiştirmenizi sağlarlar.

Erkekler, kısa bir not ekleyeyim de bilginiz olsun; New York polisi terör olaylarında “önce kadınları vurun,” emrini verir. Çünkü kadınların durdurulamayacağını eğitimleri sayesinde öğrenmişlerdir.

SİZ NE ZAMAN ÖĞRENECEKSİNİZ???

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir